Monday, November 24, 2008

Maç Öncesi Analizi: CL: Villarreal - Manchester United
















Son maçların Özetleri:
22 Kasım 2008 Villareal-Valladolid Maçı 0-3 (La Liga)
22 Kasım 2008 Aston Villa- Manchester United Maçı 0-0 (EPL)
5 Kasım 2008 Aalborg- Villareal Maçı 2-2 (CL)
5 Kasım 2008 Celtic - Manchester United Maçı 1-1 (CL)
17 Eylül 2008 Manchester United- Villareal Maçı 0-0 (CL)

17 Eylül'de iki takım arasında oynanan mücadele 0-0 bitmesine rağmen Manchester United tek kale oynadı. Villareal'in defansif başarısından çok Unitedlı oyuncuların şanssızlıkları gole engel oldu nu maçta. Bu maçta Ronaldo bu sezon ilk kez sahaya çıkmış, oynadığı yarım saat boyunca da etkili olmuştu. Villareal'in tek etkili atağında ise top direkten dönmüştü. İki takım arasında oynanan 3 karşılaşmada henüz gol sesi gelmedi.

Bu maçın şartlarına bakarsak United'a bir puan yeterken, zor günler yaşayan Villareal'in de beraberliğe razı olacağını düşünebiliriz.

Son maçlarına baktığımızda Villareal'in defansta çok gedik verdiğini görüyoruz. Fakat, United'da gol yollarında sıkıntılar yaşandığını da gözlemliyoruz. Aston Villa karşısında varlık gösteremeyen Ronaldo'nun bu maçta -oynarsa- patlama yapma olasılığı var.

Bu maçta Manchester kalesini van der Sar değil Tomasz Kuszczak koruyacak. Berbatov, Neville, Welbeck, Hargreaves ve Scholes da İspanya'ya götürülmedi. Ronaldo ise Ferguson'un dinlendirmek istemesine rağmen oynamak arzusunda ve bu da Ferguson'un kararında zorlanmasına sebep oluyor. Villareal tarafında ise Llorente ve Nihat oynayamayacak. Ancak Rossi eski takımına karşı çok istekli oynayacaktır.

Her şeyi hesaba katarsak, bu maçı bütün eksiklerine rağmen Manchester United'ın alacağını düşünüyorum, en kötü beraberlikle ayrılacaktır. Bahis oynayacaklar için tavsiyem Manchester United'ın gol yemeyeceğine oynamalarıdır. Her ne kadar Pellegrini, kazanmak için sahaya çıkacaklarını söylese de, bu defans kurgusuyla United ofansif elemanlarını tutabileceklerini sanmıyorum. İlk maçta yaşanan şanssızlıkların bu sefer olma ihtimali düşük.

Bahis önerileri:
Beraberlikte İade 2 // Miktar: 10@1,68
Manchester United Gol Yemez // Miktar: 3,4@2,55

Maç Sonu Analizi: Manchester City 3:0 Arsenal


Maç Raporu
Maç Özeti

Haftanın bol gollü geçmesi beklenen mücadelelerinden birine çıkmadan önce Arsenal'de Adebayor, Fabregas ve Toure eksikti. Gallas, hafta içinde takım ruhuna sahip olmadıklarını ifade eden açıklamasından sonra ilk 18'e alınmamıştı. Bu aynı zamanda Arsenal'in Şampyionlar Ligi maçı öncesi yaşayacağı sıkıntıların da belki habercisi olacak. Diğer tarafta ise bu sezon bekleneni verememiş bir takım, ve patlamaya hazır bir Robinho vardı.

Maç başladıktan sonra başlarda karşılıklı ataklarla geçilse de City ağırlığını hissettirmeye başladı. 45. dakikada Ireland'ın ayağından gelen gol evsahibi ekibi öne geçirdi. 56. dakikada Robinho çok klas bir golle maçın gidişatını resmiyete döktü. İlerleyen dakikalarda defalarca 3. gole yaklaşan City, Robinho'nun biraz da bencilliği sebebiyle bir türlü 3. golü bulamadı. Ancak beklenen gol, son dakikada hakemin verdiği penaltı kararıyla geldi.

Bu sonuçla, haftanın en farklı yenilgisini alan Arsenal toplamda 5 mağlubiyetle liderin 10 puan gerisinde kaldı. Oynanan oyuna bakıldığı zamansa çok dengesiz bir görüntü veren Arsenal'in şampiyonluk umudunun çok yüksek olmadığını söyleyebiliriz. Maçın oyuncusu ise bana göre Robinho iken, BBC takipçilerine göre açılışı yapan Ireland'dı.

İstatistiklerde de skorun gösterdiği kadar bir fark oluştu. Top hakimiyeti 59%'la City'deyken 10/14 kaleyi bulan şut sayılarıyla, Arsenal'in 5/11'lik performansını alt ettiler. Maçtaki tek sarı kartı Arsenal'den Billong gördü.

Arsene Wegner maç sonunda yaptığı açıklamayla acaba başka bir maç mı izledik sorusunu uyandırdı. İlk gole kadar oyunun hakimi olduklarını iddia ederken takım olarak yeterli olgunluğa erişmediklerinin göründüğünü belirtti. Mark Hughes ise bu zaferin çok önemli olduğunu ve hak ettikleri bir galibiyete ulaştıklarını söyledi.

Maç Sonu Analizi: Liverpool 0:0 Fulham


Maç Raporu
Maç Özeti

Anfield'e çıkan iki takımdan misafir taraf Fulham bu sezon ligde en kötü deplasman performansına sahip takım olmakla beraber- toplamda 1 puan- bu sahada hiç 3 puanı bir arada görememişti. Maç başlamadan önce bu maçı kazanması da beklenmiyordu zaten. Liverpool'da eksik olarak Gerrard göze çarparken, daha önce yıllarca Liverpool forması altında ter döken Murphy bu sefer misafir olarak sahadaydı. Torres ise geri dönüşünü golle süslemek istiyordu.

Mark Halsey'in yönettiği maçta daha atak olan taraf Liverpool'du beklendiği üzere. Ancak gerek Liverpool'lu oyuncuların cömertliği, gerekse de Avustralyalı kaleci Schwarzer'in performansı sonucunda gol sesi çıkmadı. Benim en beğendiğim pozisyon ise Fulham'dan geldi. Fulham adına gelişen etkili atakta ise Zamora sağ kanatta çok güzel bir dripling yapıp Mascherano'yu ekarte ettikten sonra Bullard'a çıkardı ama gelen şutu Reina kornere çeldi.

Maç bu hafta Premier League'in genelinde olduğu gibi gol kısırlığı yaşandı ve 43589 seyirci önünde 0-0'la sonuçlandı. Maçın adamı BBC takipçilerine göre Fernando Torres olurken, kişisel görüşüm maç sonunda beraberliğin de bir galibiyet olduğunu söyleyen Schwarzer'in maçın yıldızı olduğu yönünde.

Rafael Benitez maç sonrası röportajında enerjilerinin yetmediğinden bahsetti. Ancak Chelsea ve Arsenal'in puan kaybettiği bu hafta kazanamamak şampiyonluk iddiası taşıyan takımı üzdü.

Sunday, November 23, 2008

Maç Sonu Analizi: Aston Villa 0:0 Manchester United



Maç Raporu
Maç Özeti

Maç Öncesi
Eski Galatasaraylı Brad Friedel'in ilk 11; eski Beşiktaşlı John Carew'in ilk 18'de bulunduğu Aston Villa, gün içinde Chelsea ve Liverpool'un aldıkları beraberlikle zirveye yaklaşma şansını yakalayan Kırmızı Şeytanlar'ı ağırlıyordu. İki takım arasında oynanan son 14 karşılaşmayı Man. Utd. kazanmıştı ve buna ek olarak Villa Park'ta oynanan son 11 maçın galibi de aynıydı. Düşünün ki Aston Villa'nın aldığı son galibiyet sırasında Microsoft Windows piyasaya çıkıyor, The Usual Suspects gösterime giriyor ve ben ilkokuldan yeni mezun oluyordum. Bütün istatistiklerin ışığında Manchester United favoriydi, ama kolay bir galibiyet alması beklenmiyordu.

Maçtan Anlar
Yaklaşık 43000 kişinin stadyumu doldurduğu maçı Chris Foy yönetti. Sertlik düzeyinin düşük olduğu maçtaki tek sarı kartı 77. dakikada Villa'dan Davies gördü. İlk yarıda United'ın etkili atakları olsa da seyircilerin gol diye ayağa kalktığı pozisyon olmadı. İkinci yarıda ise ilk 15 dakikada etkili bir Villa seyrettik. Verilmeyen bir penaltı ya da serbest vuruşun yanı sıra baskı da kurmuşlardı. Ancak daha sonra karşılıklı ataklarla geçen bir yarım saatin ardından golsüz bir beraberlik geldi.

Maçtaki ilk gol tehlikesini, Manchester Utd. Ronaldo'nun ayağından 13. dakikada gelen şutla yarattı. Friedel köşeye giden topu, yaşının verdiği olgunluğa yakışır bir tarzda kornere çeldi. İlerleyen dakikalarda Wayne Rooney'in ara pasıyla Ji-Sung Park ceza alanında topla buluşmak üzereyken Ashley Young'ın kayarak yağtığı müdahale olası bir gole engel oldu. Rooney ara paslarına sağ kanattan gönderdiği güzel bir topla devam etse de top Ji-Sung Park'ın yarım metre önünden geçerek outa çıktı. İlk yarının son dakikalarında frikik sonrasında Vidic'in kafası kalenin sağından auta çıktı. İlk yarı 0-0 biterken, seyircilerin bol gol seyretme hevesleri kırılmaya başlamıştı.

İkinci yarı Villa'nın atağıyla başladı. 49. dakikada atak yönüne göre ceza alanının sağ köşesine yakın bir noktadan Ashley Young'un vurduğu aşırtma şut, Edvin van der Sar'ın son anda kornere çelmesiyle sonuçlandı. Bir başka Villa atağında Agbonlahor, Vidic tarafından ceza alanı çizgisinin üzerinde formasından çekileren indirilmesine rağmen, hakem pozisyonu devam ettirdi. Maç boyunca belki de tartışılabilecek tek hakem kararı buydu. 63. dakikada Rooney altıpasa yakın bir noktada kaleyi sağdan gören bir şekilde Carrick'in pasını aldı, topla buluşup şutunu çıkarmasına rağmen top farklı bir şekilde auta çıktı. Gününde bir Rooney tarafından rahatlıkla gol olabilecek bu top United'lı taraftarları bir an için umutlandırdı. Daha sonra, etkili olamayan Ronaldo 82. dakikada yerini Oliveira Anderson'a bıraktı ve maç da başladığı skorla tamamlandı.

Maç istatistiklerine baktığımızda top üstünlüğünün 60% ile United'da olduğunu görüyoruz. İki takımın da kaleyi bulan 7'şer şutu var. Manchester 6 korner kullanırken, ev sahibi ekibin 3 korneri var. Oyuncuları analiz edersek, Aston Villa'dan 1985 doğumlu Ashley Young hem defansta hem ofansta etkiliydi. Bence maçın en etkili oyuncusuydu. Manchester tarafında ise Ronaldo ve Tevez bekleneni vermekten uzaklardı. Ronaldo'nun aklı belki de hafta içi yaptığı milli maçta yaşananlar da kalmış olabilir. BBC'nin yaptığı ankette ise maçın oyuncusu Wayne Rooney seçildi.

Maç Sonrası
Villa teknik direktörü verilmeyen penaltıdan dolayı hakeme yüklenirken, hedeflerinin dört büyüklerin arasında yer edinmek olduğunu söyledi.
Sir Alex Ferguson ise ikinci yarının ilk 15 dakikası hariç sahanın hakimi olduklarını ve takımının oyunundan memnun olduğundan bahsetti.

Round 14 Results